Category Archive Rehberlik Eğitimi

YGS BU KADAR YAKLAŞMIŞKEN NELER YAPMALIYIM?

YGS ye #38 gün kaldı!

ygs lys sınavlarda başarılı olmak

YGS bildiğiniz gibi 40 Türkçe, 40 Matematik, 40 Fen ve 40 Sosyal bilimler olmak üzere 160 sorudan oluşmaktadır.

Her geçen gün daha da karmaşıklaşan, çok farklı tarz ve soruları olan sınav sistemiyle karşı karşıyayız. Eğitimin daha da düzeltilmesi amacıyla yapılan reformların eğitimi daha da içinden çıkılmaz hale getirdiği, herkesin “yarın ne olacak” kaygısı taşıdığı bir dönemin içinde bulunuyoruz.

Benim nazarımda YGS vb benzeri sınavlar öğrencilerin yarış atı gibi kulvara sokulduğu saçma sapan bir yarıştan daha öte değil. Aması var ki “mecburuz”. Emin olun bu çok daha kötü.

Daha fazla karamsar olmadan neler yapabiliriz beraber öğrenelim.

Şunu aklınıza kazıyın. Yapmak zorundasınız. Başarmalısınız. Yoksa yapamazsınız.

Geçeceğim. Kesinlikle başaracağım. Sistemin beni yenmesine asla izin vermeyeceğim. Seni yeneceğim ey YGS. (Bu düşünce ve güven başarmanın %51 dir. İnanın.)

Şimdi gelelim ne yapabiliriz.

Öncelikle YGS konularının bitmiş ya da bitmeye yakın olması gerekiyor. Kesinlikle çokça soru çözülmeli. Farklı kaynaklardan yeni soru tarzlarına bakılmalı. Soru çözerken aklınıza takılan yeri mutlaka öğrenin. Gerekirse konuyu kısa kısa tekrar edin. Çözemediğiniz soruyla kavga edin. Olmadıysa başkasından yardım alarak çözün.

Unutmayınız ne kadar fazla soru o kadar başarı demektir.

Eğer ki yeni yeni çalışmaya başladıysanız. Sınavda çıkması kesinlikle muhtemel konuları iyi öğrenin.

Konunun mantığını iyi öğrenin gerisi gelecektir.

Ve Asla Korkmayın.

38 Gün kesinlikle az bir süre değildir. Bu günlerin geleceğinizi etkileyeceğini unutmayalım.

İstanbul Matematik ve Geometri Özel Ders

www.istanbulmatematik.net

Matematik Korkusuna Son

mat korkusu

Düz anlatım şeklinde öğretilen matematik çocuklar için sıkıcı, zor ve nefret edici bir ders haline gelir.

Dünyada pek çok kişi matematiği başaramayacağını düşünerek kaygılanmakta ve matematiğe karşı olumsuz tutum geliştirmektedir. Daha da kötüsü; kendilerinin matematiği öğrenecek kadar zeki olmadıkları kanaatine varmaktadırlar. Bazen de bu korkuyu sadece kendilerinin yaşadıklarını düşünürler. Gerçekte, akademisyenler ve matematikçiler de bu korkuyu yaşayabilmektedir.

Matematik bir amaç olmayıp araçtır, yani matematik insan için vardır. İnsan matematik için değil. Matematik öğrencileri mutlu etmek yerine mutsuz ediyorsa, düşünmeden kaçışı körüklüyorsa, matematik korkusu toplumlarda bir hastalık konumuna gelmişse, bir yerlerde yanlış yapıldığı anlaşılmaktadır.

Matematiği kaygıya dönüştüren etkenlerden bazıları;

 Zeka düzeyinin matematik dersine odaklanması,

Çevresel etkenlerin bireyde matematiğin zor ve sıkıcı olduğuna dair ön yargı oluşturması,

Matematik dersine ilgi duymayan bir öğrencinin sayısalcı olmaya zorlanması,

Temel konulardaki eksiklikler,

Öğrencilerin seviyesini dikkate almadan, öğretmemiz gerekenleri sürekli zorlaştırarak (bazı durumlarda yabancı dilde) öğretmeye çalışmak,

Ailelerin ve öğretmenlerin “matematik çok önemli” gibi söylemleri,

Ailelerin ve öğretmenlerin bir kısmının problemin çocuktan kaynaklandığına inanmaları,

Matematik eğitiminde kullanılan eğitimsel metotlar.

Matematik Korkusunu Nasıl Yeneceğiz

matematik korkusu

Öğretmene düşen görevler
 
Öğrencilerin aktif katılımıyla gerçekleşen, neyi, nasıl öğreneceğine kendisi karar veren aktif öğrenme yöntem vetekniklerine önem verin
Kolaydan zora doğru bir yol takip edin. Önceki konularda eksikler varsa öncelikle bu eksiklikler giderilmelidir
Öğrenciden kısa zamanda çok soru çözmesini istemeyin
Notu silah olarak kullanmayın
Sınıfta olumsuz tutum sergilemekten kaçının
Öğrencilerin küçük de olsa ilerlemelerini dikkate alın ve hata yapmalarına izin verin
Anne babaya düşen görevler
Sürekli aman matematik önemli gibi söyleminiz varsa bundan vazgeçin
Okuldayken matematik derslerinizin kötü olduğunu söylemeyin
Zeka düzeyi ile matematik dersi arasında bir ilişki yoktur. Çocuğunuzun yanında böyle bir ilişkiden bahsetmeyin.

Ders Çalışmanın Püf Noktaları

DERS ÇALIŞMANIN PÜF NOKTALARI
Çalışkan olmak herkesin en çok istediği fakat genellikle başaramadığı bir özelliktir. Binlerce öğrenci ödev hazırlama ve derste başarıyı yakalayamadıklarından şikayetçi oluyor. Derste başarıyı yakalayabilmek bilgi, beceri ve alışkanlıkların edinilmesiyle gerçekleşiyor. Ancak, öğrencilerin büyük kısmı ödev hazırlama ve temel bilgi ve becerilerden yoksunlar. Bu nedenle öğrencinin ilk yapması gereken şey ;öğrenmeyi öğrenmek,daha sonrada verimli çalışma yollarını öğrenmektir.

Neden Ders Çalışamıyorum

PRATİK TAVSİYELER
*Ödevlerin yapılması ve sınavlara hazırlanma, hazırlanan bir çizelge ile günlük programlara bağlanmalı.
*Konuyu öğreneceğinize önce kendinizi inandırın
*Her 45 dakikalık çalışmayı 10 dakika dinlenme izlemeli. Uzun süren aralıksız çalışmalarda hatırlama eğrisi düşer. Öğrenme olmayınca da sıkıntı başlar. Dinlenme aralıklarında zihin öğrendiklerini sağlamlaştırıyor.
*Geç ve zor öğrenilen derslerde sık tekrar yapılmalı.Tekrar yapılmadığı zaman öğrenilenlerin yüzde 70-80’i unutuluyor.
*Mümkün olduğunca ezberden kaçının. Ezberlemek öğrenmek değildir. Hatırlanma ve ezberlenmesi gereken sözcük, kavram, terim, formüller öğrencinin eğilimine göre ya sık sık yazarak öğrenilmeli, ya da sık sık hızla okunarak beyne yerleştirilmeli
*Önce düzgün ve anlayarak okumayı öğrenmeli,okurken, çalışırken mutlaka burundan soluk alınmalı
*Çalışırken not tutmayı ihmal etmeyin
*Çözemediğiniz problemler üzerinde ısrar etmeyin. Bir arkadaşınız ya da öğretmeninizden yardım isteyin
*Eğlenmeye, dinlenmeye, sevdiklerinize zaman ayırmak disiplinsizlik değil.
*Öğrenmenin en iyi olduğu yer sınıftır. Derslerde öğretmenleri dikkatli ve isteyerek dinlemek gerekiyor. Dersi iyi dinleyen öğrenci evde çalışmadan da yüzde 40 avantaj sağlıyor.Dersi dikkatli dinleyen, dersten sonra da anlatılanları kısaca tekrarlayan öğrencinin başarı oranı yükselir.
*Uyku, yemek, oyun, dinlenme ve spor saatlerini iyi düzenleyen öğrenci normal bir başarı gösterir.
*Düzenli uyku,düzenli beslenme ve düzenli çalışma sizi başarıya götürür

verimli-ders-calisma-yollari--2

ÇALIŞMA YERİ
Ödevlerin iyi yapılması, sınava iyi hazırlanması için çalışma yerinin önemi büyük önem taşıyor. Öğrencinin imkanı varsa, ayrı bir odada veya kendi odasında çalışması gerekir. Odanın sade döşenmesi, yeterince aydınlatılması ve ısıtılması gerekiyor. Sokaktan gelen aşırı gürültüler, ev içinde yüksek sesle yapılan konuşmalar, radyo ve televizyon yayınları genellikle dikkatin dağılmasına yol açar. Resim, elişi, dokuma gibi daha uygulamalı derslerle ilgi ödevler hafif bir müzik eşliğinde yapılabilir.
Ancak, zihin çabasını özellikle yoğun bir dikkat ve düşünmeyi gerektiren ödevlerin radyo dinleyerek veya televizyon seyrederek yapılması sakıncalı olur
Uzmanlara göre verimli çalışma için öncelikle masanın cam kenarında olmaması gerekiyor. Öğrenci dışarı ile ilgisini kesmeli ve derse kendini yoğun olarak vermeli. Masada her türlü malzeme olmalı. Kalem, cetvel, silgi pergel, bir masa lambası.
SANDALYE
Sandalye ne çok rahat, ne de çok sert rahatsız edici olmalıdır. Az oynak sandalyeler tercih edilebilir. Çalışmak için en elverişli durum kollar ve dirsekleri masa üzerine yaslamaya olanak veren sandalye tipidir.Bazı aileler de, oda azlığı nedeniyle öğrenciler için çalışma odası ayıramayabılır.Bu durumda oda yerine salonda yada bir odada çalışma köşesi hazırlanmalı.Köşeye masa ve sandalye konulmalı.

PLANLI OKUMA TEKNİKLERİ
*Bir kitabın ne gibi konuları kapsadığını anlamak için ‘İçindekiler’ bölümü dikkatle gözden geçirilmeli
*Giriş ve sonuç bölümleri mutlaka okunmalı
*Eğer varsa yan başlıklara bakılmalı ve özet kısmı okunmalı
*Bölüm ya da yazı dikkatle ve belirli hızla paragraf paragraf okunmalı
*Çizelge, grafik, şekil, harita gibi materyal de dikkatle incelenmeli
*Ödev hazırlama ve ders çalışma sırasında öğrencilerin yazılı kaynaklardan yararlanmaları için sık sık not almaları gerekiyor. Not alırken belli bir planla yapılmalı, alınan notlar, mümkün olduğu kadar kısa olmalı, not alırken öğrenci kendi sözcük ve deyimlerine öncelik tanımalı

OKUMADA BAŞARIYI ARTIRMANIN FORMÜLÜ
Her sözcüğün, cümlenin, paragrafın anlamının kavranmasına çalışılmalı
Anlaşılmayan bir sözcük, bir deyim ve bir terim için sözlüğe bakılmalı
Okuma hızı, okuma amacına ve okunan eserin niteliğine göre ayarlanmalı
Müzik tamam televizyon asla
*Ders çalışmaya isteksiz başlamamalı
*Yatarak, uzanarak ders çalışılmamalı. Bu durumda genellikle uyku başlar, uyunmasa bile gevşeme olur. Sandalyede oturuluyorsa ayaklar masaya konarak kitap okunabilir.
*Müzik dinleyerek, bazı dersler çalışılabilir. Klasik müzik fen derslerini çalışma sırasında dinlenebilir. Ders çalışmak için gerekli olan dikkatin müzikle bölüşüldüğü durumlarda öğrenmenin daha az gerçekleştiğini unutmayın
*Televizyon seyrederek ders çalışılmaz. Aynı anda iki işlemi birden gerçekleştirmek olanaksız. Televizyon izlenirken derse ara verilmeli
*Aç olarak ders çalışılmamalı. Açlık, yorgunluk, sıkıntı ve isteksizlik yaratır
Özelikle kız öğrenciler diyet yapmamalı. Diyet için yaz ayları tercih edilmeli
*Uykusuz ders çalışmak yararsızdır. Uyku, psikolojik ve biyolojik bir olaydır. Uykusuz kalan öğrenci kendini çalışmaya veremez. Uykusuzluk yorgunluğa neden olur.
*Ders çalışırken hayal kurulmamalı. Hayal kurmaya devam ediliyorsa ders çalışmayı bırakmalı
*Banyo yapmak yararlıdır. Öğrenci kendini hafif hisseder. Banyo yapılmıyorsa yüz yıkamak yararlıdır.

GÜÇLÜ BİR HAFIZA İÇİN
* Selenyumlu yiyecekler tercih edilmeli. Özellikle balık bol bol yenmeli.
* Potasyumlu yiyecekler, E vitamini ve glikozlu yiyecekler de unutulmamalı.
* Her gün beş dakika çevre ile ilişki kesilip, beyine zaman ayırmalı. Özellikle iş ve özel hayatla ilgili kararlar verirken.
* Gözler kapatılmalı,
* Derin bir nefes alınmalı,
* Bu nefesin ciğerlerde tutularak bir ateş topu haline geldiği düşünülmeli,
* Sonra bu ateş topunun beyne doğru yola çıktığı düşünülmeli,
* En son da işe başlanmalı.
* Her gün ayrılan beş dakikanın iki dakikasında hafıza ve dikkat oyunları oynanmalı.
* Bu oyunlar sırasında, okurken, çalışırken mutlaka burundan soluk alınmalı.
* Okunan gazetelerdeki ekonomi sayfalarındaki rakam, liste ve istatistikler dikkatle incelenmeli.
* Gazetenin pazar eklerindeki zeka oyunları çözülmeli
* Evde, ailede (manav, bakkal v.b.) isim listeleme oyunları oynanmalı.
* Ajanda tutma alışkanlığı daha da özenli hale getirilmeli.

Çalışkan ve güvenilir olmak bir insanin en güzel meziyetidir.Her şey gönlünüzce olsun.

http://istanbulmatematik.net/

ESENKENT MATEMATİK ÖZEL DERS – Özel Ders Almanın Yararları

ESENKENT MATEMATİK ÖZEL DERS – ESENKENT ÖZEL DERS

ESENKENT MATEMATİK ÖZEL DERS, ESENKENT ÖZEL DERS, MATEMATİK ÖZEL DERS ESENKENT, ÖZEL DERS ESENKENT, ESENKENT, ESENKENT TEOG MATEMATİK ÖZEL DERS, ESENKENT YGS LYS MATEMATİK ÖZEL DERS, ESENKENT ÖZEL MATEMATİK DERSİ

Özel Ders Almanın Yararları

Günümüzde binlerce öğrenci okuluna ek olarak katkıda bulunabilecek bir ders görme alanı arar. Bu yüzden de birçok kişi dershaneleri ya da etüt merkezlerini tercih eder. Ancak dershaneler ve etüt merkezleri de okullar gibi kalabalık sınıflardan oluştuğundan öğrenciler dikkatini tam olarak veremeyebilir. Dershanede çalışan öğretmenlerde öğrenciler ile tek tek ilgilenemeyeceğinden kişi tam olarak verim alamaz. Ancak Esenkent Matematik Özel Ders almanın öğrenciye çok fazla katkısı vardır.

ders-evim-oezel-ders-1

 

Her ne kadar günümüzde özel ders fiyatları biraz fazla gibi görünse de öğrencilerin aldığı verim çok daha fazladır. Esenkent Özel ders almanın en büyük ayrıcalığı tek bir kişiye odaklı ders anlatımıdır. Burada bir öğretmen sadece bir öğrenciye ders anlattığından onun düzeyine göre başlar ve ilerler. Onun anlayacağı şekilde konulara değinir ve kişinin o konuyu en iyi şekilde anlayabilmesini sağlar. Konu eksiklerini tam anlamıyla kapattırır ve kısa sürede konuları daha iyi yapabilmesine olanak sağlar. Sınav öncesi çalışmalarında yardımcı olur ve okulda anlayamadığı konuyu daha iyi anlar.

Bu sayede temelini daha iyi güçlendirir ve notlarını da arttırır. Günümüzde yapılan araştırmalara göre uzun bir süre boyunca bir derste bir türlü başarılı olmayan birçok çocuğun özel ders ile o dersteki problemleri atlattığı görülmektedir. Aynı zamanda özel ders alınan konuların akılda daha kalıcı olduğu ve kişinin o konularda daha pratikleştiği de bilinmektedir. MATEMATİK GEOMETRİ ÖZEL DERSLERİN, dershane ve etüt merkezlerine göre çok daha iyi bir hazırlanma yöntemi olduğu ise birçok uzman tarafından kabul edilmektedir.

Özel Dersi Nasıl Veriyoruz?

Matematik özel derste öğrencimiz ile birebir görüşüyoruz. İlk derslerde seviyesinin ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz.Hangi sınıfta ise , veya hangi sınava hazırlanıyorsa, ona göre ve ona özel bir program hazırlıyoruz. Öğrenci ve ailesi ile birlikte. Öğrenciyi bu işe katıyoruz, çünkü bu işin asıl öznesi onlardır. Ailesini katıyoruz, çünkü onların da çocuğun evde ne yapıp yapmadığını gözlemlemesi gerekir. Bizler zaten sürekli takip ediyoruz. Programımızda öğrencinin uyabileceği bir program yapmaya özen gösteriyoruz.Daha sonra zamanla eksikliklerini giderip,yavaş yavaş öğrencinin kendi başına soru çözebileceği kıvama getiryoruz.

Eğer eksiklikleri ciddi anlamda çok değilse, daha erken hissedilir bir başarı yükselmesi oluyor.Derslerde konuların mantığını kavratmaya çalışıyoruz.  Klasik tabiri ile ezberletmiyoruz, öğretiyoruz. Ayrıca verimli ve tek başına çalışabilmeyi de öğreterek sadece balık vermeyi değil, balık tutmayı da öğretmeye çalışıyoruz. Bir öğrencide olmasını istediğimiz ve yapmaya çalıştığımız en önemli şey de bu. Ona kendi başına nasıl çalışabileceğini öğretmek.  Öğrencinin evde çalışma alışkanlığı yoksa eğitim-öğretim hayatı boyunca sıkıntı çeker. Bu tür öğrencilere öğrenmeyi ve çalışmayı sevdirerek ders başına oturma alışkanlığı veriyoruz.

İstanbul Matematik Özel Ders

HALKALI ATAKENT ÖZEL DERS – Özel Ders Nedir?

HALKALI ATAKENT ÖZEL DERS – HALKALI ATAKENT MATEMATİK ÖZEL DERS

Özel Ders Nedir ?

Özel ders; öğrencinin bir derste veya konuda sınıf ortamında gerekli başarıyı veya performansı gösterememesi durumunda yapılan bire bir takviyedir.

Özel Ders Neden Gereklidir ?

Özel dersi; zayıf öğrencinin alması gerekliliği yanlıştır. İyi veya çok iyi öğrenciler de özel ders takviyesi yapmalıdır. Çünkü 1 saatlik özel ders;  5-6 saatlik sınıf dersine bedeldir. Öğretmen, öğrenci ile beraber olduğunda onunla empati kurup, hangi tür çalışma metodu uygulanacağını net görür. Bunun yanı sıra gereksiz ve öğrencinin bildiği konuları hızlı geçip sorun tespit ettiği noktalara yoğunlaşabilir. Özel dersin öğrenciye sağladığı pek çok fayda vardır ki bu bunlar yadsınamaz…

Özel Dersin Özellikleri

Özel derslerin en önemli özelliği bire bir oluşudur ve bu nedenle öğretmen, öğrenciyle özel olarak ilgilenir ona özel olarak ilgi gösterir böylece verimli bir ders saati geçirilmesi sağlanmış olur. Ayrıca kuvvetli bir öğretmen-öğrenci ilişkisi oluşacağı için öğrencinin derse olan ön yargısı da zamanla kırılır ve öğrencinin konsantrasyonu ve ilgisi artar.

Özel Dersin Yararları

Özel ders; öğrencinin sistemli çalışmasını ve sorumluluk duygusunun oluşmasını sağlar. Kendine güvenip, rahatlıkla soru sorabilmesine yardımcı olur. Bire bir derslerde öğrenci dersi öğrenmek için koşullandığı için derse olan ilgi de üst seviyede olur böylece öğrenci dikkatini vererek dersi dinler.

matematik-ozel-ders-1

Özel Dersi Nasıl Veriyoruz?

Matematik özel derste öğrencimiz ile birebir görüşüyoruz. İlk derslerde seviyesinin ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz.Hangi sınıfta ise , veya hangi sınava hazırlanıyorsa, ona göre ve ona özel bir program hazırlıyoruz. Öğrenci ve ailesi ile birlikte. Öğrenciyi bu işe katıyoruz, çünkü bu işin asıl öznesi onlardır. Ailesini katıyoruz, çünkü onların da çocuğun evde ne yapıp yapmadığını gözlemlemesi gerekir. Bizler zaten sürekli takip ediyoruz. Programımızda öğrencinin uyabileceği bir program yapmaya özen gösteriyoruz.Daha sonra zamanla eksikliklerini giderip,yavaş yavaş öğrencinin kendi başına soru çözebileceği kıvama getiryoruz. Eğer eksiklikleri ciddi anlamda çok değilse, daha erken hissedilir bir başarı yükselmesi oluyor.Derslerde konuların mantığını kavratmaya çalışıyoruz.  Klasik tabiri ile ezberletmiyoruz, öğretiyoruz. Ayrıca verimli ve tek başına çalışabilmeyi de öğreterek sadece balık vermeyi değil, balık tutmayı da öğretmeye çalışıyoruz. Bir öğrencide olmasını istediğimiz ve yapmaya çalıştığımız en önemli şey de bu. Ona kendi başına nasıl çalışabileceğini öğretmek.  Öğrencinin evde çalışma alışkanlığı yoksa eğitim-öğretim hayatı boyunca sıkıntı çeker. Bu tür öğrencilere öğrenmeyi ve çalışmayı sevdirerek ders başına oturma alışkanlığı veriyoruz.