Sefaköy Matematik Kursu, Sefaköy Matematik Özel Ders | Matematik Korkusunu Yenmek Mümkün mü?

Sefaköy Matematik Kursu, Sefaköy Matematik Özel Ders | Matematik Korkusunu Yenmek Mümkün mü?

Sefaköy Matematik Kursu, Sefaköy Matematik Özel Ders, sefaköy özel ders, halkalı atakent özel ders, halkalı matematik özel ders, halkalı atakent matematik özel ders, halkalı özel ders, öğretmenden özel ders, atakent matematik özel ders, atakent yks özel ders, küçükçekmece matematik özel ders, küçükçekmece özel ders

Matematik Geometri sınavında üniversite için alacağınız puan sizin gelecekte yaşam biçiminizi belirleyecektir. Bu kadar önemli bir sınava hazırlanırken zamanınızı ve enerjinizi en etkin ve isabetli kullanmanız ve Sefaköy Matematik Özel Dersi Veren öğretmen seçiminizi oldukça dikkatli yapmak zorundasınız. Sefaköy Matematik Özel Ders öğretmeninin üniversite sınavına hazırlanan bir öğrencinin bütün beklentilerini karşılayacak bilgi ve beceriye sahip olmalıdır. Bu amaçla lise müfredatını ve geçmiş yıllardaki sınav sorularını büyük bir titizlikle, en güzel alternatifleri ile analiz etmiş olmalıdır.

Yorum gücü ve öğreticiliği yüksek Matematik Geometri sorularını ön plana çıkararak en güncel soruları hazırlamalıdır. Matematik Geometri sorularını hazırlarken ve tasarlarken, soruların konu dağılımına, zorluk derecesine, sorulma sıklığına, müfredata uygunluğuna ve özgün olmasına dikkat etmelidir. Sefaköy LGS Matematik Özel Ders öğretmeni soruları çözerken yöntemine dikkat etmelidir. Matematik Geometri sorularını çözerken öğrencilerin en çok sevdiği ve anladığı yöntemleri kullanmalıdır. Öğrenciler akılda tutmaları için pratik bilgiler vermelidir. Ayrıca soru çözümlerini kısa tutmayıp tatmin edici bir biçimde, etraflıca açıklamalıdır. Bundan dolayı dersten sonra çözülen tüm soruların çözümlerini mutlaka tekrar incelemelisiniz.

Aynı zamanda defterdeki bütün soruları tekrar anlayarak çözdüğünüzde üniversite sınavında çıkabilecek bütün TYT-YKS Matematik Geometri sorularını rahatlıkla çözebilecek seviyeye ulaşmış olduğunuzu göreceksiniz.

Öğrencinin niçin Matematik Geometri derslerini çalıştığını bilmesi gerekir. Amaçsız çalışma olmaz. Amaçsız yapılan çalışmalarda dikkat yoktur. Amaç yapılan işin neden yapıldığını belirler. Yapıldığı işin amacını bilmek, öğrencinin bu işi benimseyip ona sahip çıkmasına işin kendisini motive etmesine yardımcı olur.

Bu konuda Matematik Özel Ders  Sefaköy Öğretmeni seçimini iyi yapmalıdır. Alanında uzman bir eğitimci başarıya açılan pencere gibidir.

Sefaköy Matematik ve Geometri Özel Dersin Faydaları

Sefaköy Özel matematik dersinin en temel faydası olarak öğrenciyi kalabalık sınıf ortamından kurtarması ve kişiye özel eğitim sağlaması bakımından öğrenmede verimliliği artırmasıdır. Kalabalık sınıf ortamında öğretmen genele hitap etmesini beklediği eğitim metotlarını uygular. Bu sistemin sonucu öğrenme farklılığı olan öğrenciler yavaş yavaş matematik ve geometriden kopmaya başlarlar. Birçok öğrencide aslında sorun öğrencinin matematik ve geometrideki yetersizliği olmayabilir, asıl sorun öğrenme algılarının farklılığı ve buna hitap eden bir öğretim görmemesi olabilir.

Zamanında müdahele edilmeyen böyle bir durum sonucu öğrenci kısa bir zaman içinde matematiğe karşı yapamıyorum ve anlayamıyorum algısı geliştirebilir. Matematik ve geometri eğitiminde öğrencinin yapabildiğini gördüğü ölçüde artmaktadır. Bir yapamama problemine hemen müdahale edilmeli ve bu durum ortadan kaldırılmalıdır. Bunu sağlamada en hızlı ve etkili yol matematik özel dersi almaktır.

Matematik derslerinde sorunlar özellikle matematiksel temelin atıldığı 6., 7. , 8. ve 9. sınıf seviyelerinde karşılaşıldığında birkaç matematik ve geometri özel ders takviyesi ile giderilebilir.Bu sayede öğrencinin sınıftaki matematik öğretiminden kopmamasını sağlanmış olur.

Özel Dersi Nasıl Veriyoruz?

Sefaköy matematik özel derste öğrencimiz ile birebir görüşüyoruz. İlk derslerde seviyesinin ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Hangi sınıfta ise , veya hangi sınava hazırlanıyorsa, ona göre ve ona özel bir program hazırlıyoruz. Öğrenci ve ailesi ile birlikte. Öğrenciyi bu işe katıyoruz, çünkü bu işin asıl öznesi onlardır. Ailesini katıyoruz, çünkü onların da çocuğun evde ne yapıp yapmadığını gözlemlemesi gerekir. Bizler zaten sürekli takip ediyoruz. Programımızda öğrencinin uyabileceği bir program yapmaya özen gösteriyoruz. Daha sonra zamanla eksikliklerini giderip,yavaş yavaş öğrencinin kendi başına soru çözebileceği kıvama getiryoruz. Eğer eksiklikleri ciddi anlamda çok değilse, daha erken hissedilir bir başarı yükselmesi oluyor.Derslerde konuların mantığını kavratmaya çalışıyoruz.  Klasik tabiri ile ezberletmiyoruz, öğretiyoruz. Ayrıca verimli ve tek başına çalışabilmeyi de öğreterek sadece balık vermeyi değil, balık tutmayı da öğretmeye çalışıyoruz. Bir öğrencide olmasını istediğimiz ve yapmaya çalıştığımız en önemli şey de bu. Ona kendi başına nasıl çalışabileceğini öğretmek.  

Öğrencinin evde çalışma alışkanlığı yoksa eğitim-öğretim hayatı boyunca sıkıntı çeker. Bu tür öğrencilere öğrenmeyi ve çalışmayı sevdirerek ders başına oturma alışkanlığı veriyoruz…

Matematik Korkusunu Yenmek Mümkün mü?

Bazıları için insan içinde basit herhangi bir toplama-çıkarma işlemi yapmak bile büyük bir korkuya yol açabilir. Sayılarla uğraşırken beyni felce uğratan nedir?

Son dönemlerde yapılan bilimsel araştırmalar bundan kortizol gibi stres hormonlarının sorumlu olduğunu gösteriyor bizlere. Yani matematik sınavına gireceğini bilmek bile yaralanma sırasında beyinde aktif hale gelen “acı matrisi” bölgesini harekete geçiriyor.

Örneğin coğrafyaya kıyasla matematiğin neden bu kadar korkuya yol açtığı tam olarak bilinmiyor. Fakat matematiğin kesin sonuçlar içermesi, yoruma yer bırakmaması başarısız olma korkusunu artırıyor olabilir.

Bu korku duygusunun başka kaynakları da olabilir elbette. Örneğin kaygı düzeyi yüksek öğretmenlerin bu kaygıyı öğrencilerine aktarması, kültürel değerler ( kız öğrencilerin matematikte başarısız olduğu algısı), belki de belli bir oranda genlerimizde matematiği bir tehdit olarak görmemize neden olabilir.

Kaynağı ne olursa olsun korku tohumu bir kez düştü mü kendiliğinden büyüyecek ve ona göre performansta ters orantılı olarak düşecektir.

“Matematik dersine gireceğim zaman ayaklarım geri geri gidiyor. Derste tahtaya kalkmak benim için bir kabus. Derste soru sormaya çekiniyorum. Şimdi bazı işlemleri anlayabiliyorum ama ileride konuların daha zorlaşacağından endişeleniyorum. En fazla matematik sınavına gireceğim zaman heyecanlanıyorum. Sınava nasıl hazırlanacağımı bilmiyorum. Derste konuları anlıyorum; ama eve geldiğimde, sanki hiç sınıfta bulunmamışım gibiyim. Matematik dersinden kalmaktan korkuyorum.”

Yukarıdaki ifadeler sizden bir şeyler barındırıyorsa, matematik kaygısı taşıyor olabilirsiniz.

Peki tedavisi mümkün mü derseniz elbette kesin bir reçete verilememekle beraber yine de oluşuna bırakmaktansa yapılabilecek bazı şeyler var.

  • Okul dönemleri içinde ve bilhassa ilköğretim süreci esnasında alınan matematik eğitimlerinin, öğrencide kaygı oluşturmayacak şekilde düzenlenmesinin, sonraki süreçler için büyük önem arz ettiği unutulmamalıdır. Mesela yapılan bazı araştırmalar göstermektedir ki öğrenciler tarafından, zamanla sınırlandırılmış matematik sınavlarının kullanılması en fazla kaygıya neden olan faktörlerden biridir.  Bu tip sınavların sıklıkla kullanılması yerine alternatif ölçme araçları kullanılabilir. Mutlaka zamanla sınırlandırılmış sınavlar kullanılacaksa da, öğrenciler bu sınavları kendilerini en rahat ve hazır hissettiklerinde, mümkün olduğunca yeterli zaman verilmiş olarak almalıdır.
  • Matematik bilimlerine karşı takınılan olumsuz tavır, tutum ve inançlar matematik kaygısını arttırmaktadır. Okul danışmanları, öğretmenler ve veliler, öğrencileri matematik hakkında bilinçlendirmeli ve onların yanlış inançlarını düzeltmelerine yardımcı olmalıdırlar.
  • Araştırmalar, matematik öğretmenlerinin kendilerinin matematik kaygısı taşıdıklarını ve bu kaygıyı bilinçli veya bilinçaltı yollarla öğrencilerine transfer ettiklerini bulmuşlardır. Demek ki, matematik öğretmenleri ilk etapta kendi kaygıları ile başa çıkma yollarını öğrenmelidirler.
  • Matematik kaygısına sahip olan insanlar üzerine yapılan araştırmalarda, bu insanların olumsuz deneyimleri ile geçmiş matematik öğretmenleri arasında ilişki kurdukları görülmüştür.  Ders öğretmenleri, öğrencilerin yanlış yapma korkularını giderme ve cesurca cevap verebilmelerini sağlama adına, demokratik ve destekleyici sınıf ortamı oluşturmalıdırlar. Bunun yanında bir öğrencinin hata yapmasının hem öğrencinin kendine hem de sınıftaki diğer öğrencilere olan katkısını da göz ardı etmemelidirler.
  • Öğretmenin olumsuz tutumundan dolayı, öğrenci önce öğretmenden, sonra dersten ve en sonda da okuldan uzaklaşmaktadır. Öğretmenler, sınıf ortamında veya dışında öğrencilerine karşı mümkün oldukça sabırlı, anlayışlı, nazik olmalı, her bir davranışının sonraki süreçler için çok büyük etki sahibi olabileceğini düşünerek davranmalıdır.
  • Kaygıya neden olan diğer bir öğretmen tutumu da; öğretmenin tüm dikkat ve ilgisini bir öğrenci veya grup üzerine odaklamasıdır.  Öğretmenin dikkat ve ilgisinin dışında kalan öğrenciler, matematik dersini anlayamadıklarını ve başaramayacaklarını düşünür. Bunu derse karşı ilgisizlik ve başarısızlık takip eder. Böyle durumları engellemek için, öğretmen ders içinde ve dışında her öğrenciye mümkün olduğunca eşit söz hakkı ve sorumluluk vermeye çalışmalıdır.
  • Matematik kaygısının, bilinen genel etkilerinin yanı sıra, uzun vadede çekingenlik, özgüven kaybı, aşağılık duygusu gibi etkileri de olabilmektedir. Bu sebeple, söz konusu matematik kaygısı ne kadar erken teşhis edilir ve tedavisine başlanırsa o oranda da başarı şansı artacaktır. Uzun vadede, aşırı kaygılı öğrencilerin rehberlik servislerine sevki sağlanarak, buralarda bilişsel yeniden yapılandırma gibi daha gelişmiş tekniklerle tedavisine başlanılmalıdır.

Matematik, hızla gelişmeye devam eden dünyanın düzen ve organizasyonu anlamak ve onu kendine uyumlu hale getirebilmek için öğrenilmesi gereken en güçlü araçtır. Bu sebeple herkesin kaygılarını bir kenara bırakıp matematiğe dört elle sarılmaya ihtiyacı var.

matematiksel